Adnan ve Serap, şehir dışındaki lüks otelin 12. katındaki süit odasına adım atar atmaz kapıyı kilitleyip perdeleri çektiler. Şehir ışıkları loş camdan süzülürken, minibar’dan çıkardıkları soğuk şampanya kadehleri masada köpürdü. Serap, “Bu gece sınır tanımayalım,” dedi, uzun siyah saçları omzuna dökülürken kırmızı elbisesinin fermuarını yavaşça indirdi. Adnan, “Hazırım,” diye gülümsedi, gömleğini çıkarıp kaslı gövdesini ortaya çıkardı. Hafif caz fonda akarken, ipek çarşaflar yatağa davetkâr serildi.
Odaya girdiklerinde birbirlerine yapıştılar. Adnan, Serap’ı duvara yaslayıp boynunu öperken eli kalçalarına indi; Serap inleyerek fermuarını tamamen açtı, elbise yere düştü. Adnan diz çöküp Serap’ın göt yanaklarını ayırdı, diliyle yavaş yavaş halkasını okşadı; Serap kalçalarını geri iterek “Daha derin,” diye fısıldadı.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Yorum Yaz